⚖️
ŞERİAT EĞİTİMİİslam Hukuku & Dört Mezhep
۞

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

رَبِّ يَسِّرْ وَلاَ تُعَسِّرْ ، رَبِّ تَمِّمْ بِالْخَيْرِ

✦
⚖️ Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye Külliyâtı ⚖️

40 Seçkin Küllî Fıkıh Kaidesi
Osmanlı Adliye Külliyatı & Kaza Simülatörü

الْقَوَاعِدُ الْفِقْهِيَّةُ الْكُلِّيَّةُ فِي مَجَلَّةِ الْأَحْكَامِ الْعَدْلِيَّةِ

Ahmet Cevdet Paşa riyasetindeki ulema heyeti tarafından tedvin edilen Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye'nin Mukaddime bölümünden seçilmiş 40 temel küllî kaide; orijinal Osmanlıca ve Arapça metinleri, günümüz Türkçesi, fıkhî şerhleri ve interaktif mahkeme simülasyonu.

🔍
Listelenen Kaideler: 40 / 40Osmanlı Mecelle Külliyatı Resmî Metni Esas Alınmıştır
📜 Usûl Notu (Mecelle Mukaddimesi): Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye'nin Mukaddime kısmı Madde 1 (Fıkhın tarifi ve taksimi) ile başlar; Madde 2 – 100 arasındaki 99 madde ise küllî fıkıh kaidelerini teşkil eder (bu sayfada en çok müracaat edilen 40 seçkin kaide şerh edilmiştir). Ayrıca “Bir kimse kendi fiiliyle (veya rızasıyla) tamam olan bir hukukî işlemi, karşı tarafın hilesi veya akdi bozan şer'î bir özür olmaksızın tek taraflı olarak bozamaz” ilkesi, Madde 100'deki çelişkili davranış yasağının (istoppelin) Mecelle Mazbatası ve Ali Haydar Efendi'nin Dürerü'l-Hükkâm şerhindeki tamamlayıcı izahıdır.
Madde 1Giriş & Tarif
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“İlm-i fıkıh, mesâil-i şer'iyye-i ameliyyeyi bilmektir.”

الفقه هو العلم بالأحكام الشرعية العملية المكتسبة من أدلتها التفصيلية

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

Fıkıh ilmi, amele ve uygulamaya dair şeriat meselelerini ve hükümlerini bilmektir.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

Fıkhın klasik tanımıdır; mükelleflerin ibadet, muamelat ve ukubata dair fiillerinin şer'i hükümlerini tafsili delillerinden çıkarma ilmidir.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Namazın rükünlerini, alışveriş akdinin şartlarını ve miras taksimini bilmek fıkıh ilminin sahasıdır.
Dayanak / İlke: Hadis: 'Allah kime hayır dilerse onu dinde fakih kılar.'
Madde 2Maksatlar & Niyet
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Bir işten maksat ne ise hüküm ona göredir (El-Umûru bi-makāsıdıhâ).”

الأمور بمقاصدها

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

Bir işten maksat ne ise şer'î hüküm ona göredir.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

Beş büyük külli kaideden birincisidir. İnsanların sözleri ve fiilleri kalpteki niyet ve maksada göre hukuki değer kazanır.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Yolda bulunan bir eşyayı sahibine iade etmek niyetiyle alan emin (emanetçi), kendine mal etmek kastıyla alan ise gasıp sayılır.
Dayanak / İlke: Buhârî: 'Ameller ancak niyetlere göredir.'
Madde 3Maksatlar & Niyet
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Ukûdda itibar makāsıd ve meâniyedir, elfâz ve mebâniye değildir.”

العبرة في العقود للمقاصد والمعاني لا للألفاظ والمباني

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

Sözleşmelerde itibar, lafız ve kalıplara değil, kastedilen asıl maksat ve manalaradır.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

Bir akitte kullanılan kelimenin zahiri kalıbından ziyade tarafların neyi kastettiği ve iktisadi gaye esas alınır.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Bir kimse 'Bu elbiseyi sana şu fiyata hediye ettim' dese, lafız hibe olsa da para karşılığı olduğu için bu bir satış (bey') akdidir.
Dayanak / İlke: İbn Nüceym, el-Eşbâh ve'n-Nezâir; Ali Haydar Efendi, Dürerü'l-Hükkâm, Madde 3
Madde 4Yakîn & İstıshâb
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Şek ile yakîn zâil olmaz (El-Yakînu lâ yezûlü bi'ş-şekk).”

اليقين لا يزول بالشك

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

Kesin olarak bilinen şey, sonradan gelen şüphe ile ortadan kalkmaz.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

İkinci büyük külli kaidedir. Sabit olan bir durumun aksine kesin delil bulunmadıkça mevcut durum geçerli kabul edilir.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Abdest aldığından kesin emin olan kimse, abdestinin bozulup bozulmadığında şüpheye düşerse abdestli sayılır.
Dayanak / İlke: Sahîh-i Müslim, Hayz, 98: 'Ses işitmedikçe veya koku duymadıkça namazdan çıkmasın.'
Madde 5Yakîn & İstıshâb
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Bir şeyin bulunduğu hal üzere kalması asıldır (El-Aslu bekāü mâ kâne alâ mâ kâne).”

الأصل بقاء ما كان على ما كان

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

Bir şeyin geçmişte sabit olan halinin devam ettiği kabul edilir.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

İstıshâb delilinin özüdür; zamanın geçmesiyle bir şeyin değiştiği ispatlanmadıkça önceki vasfı korunur.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Kaybolan bir kimsenin (mefkūd) ölümüne hükmedilmedikçe hayatta olduğu kabul edilir; mirası paylaştırılmaz.
Dayanak / İlke: İbn Nüceym, el-Eşbâh ve'n-Nezâir (İstıshâb Kaidesi); Dürerü'l-Hükkâm, Madde 5
Madde 6Yakîn & İstıshâb
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Kadîm hal-i kıdemi üzere terk olunur.”

القديم يترك على قدمه

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

Eski olan durum, aksine delil olmadıkça eskiliği üzere bırakılır.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

Başlangıcı bilinmeyen meşru bir kullanım veya hak, haksızlığı ispat edilmedikçe korunur.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Yüzyıllardır komşunun arazisinden geçen su arkı, komşu itiraz etse de meşru kabul edilir ve kapatılamaz.
Dayanak / İlke: Ali Haydar Efendi, Dürerü'l-Hükkâm Şerhu Mecelleti'l-Ahkâm, Madde 6 ve 1224
Madde 7Zarar & Kötülük
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Zarar kadîm olmaz.”

الضرر لا يكون قديما

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

Zarar veren bir durum, üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin meşruiyet kazanmaz.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

Bir şey eskiden beri var olsa bile insanlara açıkça zarar veriyorsa 'eskidir' denilerek korunamaz, derhal giderilir.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Komşunun evine su sızdıran veya mahremiyetini ihlal eden pencere çok eski olsa dahi kapattırılır.
Dayanak / İlke: İbn Mâce, Ahkâm, 17 ('Zarar vermek yoktur'); Dürerü'l-Hükkâm, Madde 7
Madde 8Muhakeme & İspat
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Beraet-i zimmet asıldır (El-Aslu berâetü'z-zimme).”

الأصل براءة الذمة

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

Herkesin borçsuz ve suçsuz kabul edilmesi esastır (Masumiyet Karinesi).

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

Bir kimsenin borçlu veya suçlu olduğu kesin delille ispatlanmadıkça zimmeti temiz ve hür kabul edilir.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: 'Bana 10.000 TL borcu var' diyen kimse delil getirmedikçe, davalı borçsuz kabul edilir ve iddia reddolunur.
Dayanak / İlke: Beyhakî, es-Sünenü'l-Kübrâ, 10/252: 'Delil getirmek davacıya, yemin ise inkâr edene düşer.'
Madde 9Muhakeme & İspat
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Sıfât-ı ârızada aslolan ademdir.”

الأصل في الصفات العارضة العدم

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

Sonradan meydana gelen geçici niteliklerde asıl olan, onların bulunmamasıdır.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

Varlık yapısında aslen bulunmayan vasıflar (örneğin malda ayıp bulunması, kâr edilmesi) ispat edilmedikçe yok sayılır.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Ortaklardan biri 'Şirkette kâr elde ettik' dese, diğeri inkar etse; kâr arızi bir sıfat olduğu için iddia eden ispatlamalıdır.
Dayanak / İlke: İbn Nüceym, el-Eşbâh ve'n-Nezâir; Ali Haydar Efendi, Dürerü'l-Hükkâm, Madde 9
Madde 11Muhakeme & İspat
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Bir hadisenin en yakın vaktine nispeti asıldır.”

الأصل إضافة الحادث إلى أقرب أوقاته

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

Meydana gelen bir olayın, gerçekleştiği bilinen en yakın zamana ait olduğu kabul edilir.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

Bir olayın ne zaman vuku bulduğu ihtilaflı ise, geçmiş zamana değil şüphenin bulunmadığı en yakın ana bağlanır.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Satın alınan malda bir ayıp görülür ve alıcı 'bu eskiden vardı' der, satıcı ise 'yeni oldu' derse, son ana nispet edilir.
Dayanak / İlke: İbn Nüceym, el-Eşbâh ve'n-Nezâir; Ali Haydar Efendi, Dürerü'l-Hükkâm, Madde 11
Madde 12Lafız & Delâlet
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Kelâmda aslolan hakikattir.”

الأصل في الكلام الحقيقة

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

Bir sözde asıl olan, kelimenin ilk ve gerçek manasına göre anlaşılmasıdır.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

Açık bir karine veya mecaz zarureti olmadıkça lafızlar lügat ve hakiki manalarına hamledilir.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Bir kimse 'Çocuklarıma vakfettim' dediğinde, kendi öz çocukları varken torunlar bu kapsama ilk planda dahil edilmez.
Dayanak / İlke: Hâdimî, Mecâmiu'l-Hakāik; Ali Haydar Efendi, Dürerü'l-Hükkâm, Madde 12
Madde 13Lafız & Delâlet
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Tasrih mukabilinde delâlete itibar yoktur.”

لا عبرة للدلالة في مقابلة التصريح

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

Açık beyanın ve sarih sözün bulunduğu yerde, dolaylı delalet ve imalara bakılmaz.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

Bir kimse açıkça iradesini beyan etmişse, halin icabından çıkarılan zannî manalar geçersiz hale gelir.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Bir eve giren misafire ev sahibi 'Bu meyveyi yeme' dese, ikram örfü bulunsa dahi açık yasak olduğu için yiyemez.
Dayanak / İlke: İbn Nüceym, el-Eşbâh ve'n-Nezâir; Ali Haydar Efendi, Dürerü'l-Hükkâm, Madde 13
Madde 14İçtihad & Hüküm
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Mevrid-i nassda içtihada mesağ yoktur.”

لا مساغ للاجتهاد في مورد النص

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

Hakkında açık âyet veya sahih hadis bulunan meselelerde içtihat yapılamaz.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

Hükmü ve delaleti kat'î nass varken şahsi akıl yürütmeyle nassa muhalif hüküm koymak şer'an batıldır.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Miras taksiminde Kur'an'ın erkek ve kadına tayin ettiği hisseleri akıl yürüterek değiştirmeye kalkışmak batıldır.
Dayanak / İlke: Ahzâb Sûresi 36. Ayet: 'Allah ve Resûlü bir işe hükmettiğinde müminlere seçim hakkı yoktur.'
Madde 16İçtihad & Hüküm
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“İçtihad ile içtihad nakzolunmaz.”

الاجتهاد لا ينقض بالاجتهاد

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

Daha önce içtihatla verilmiş kesinleşmiş bir hüküm, sonradan yapılan yeni bir içtihatla iptal edilemez.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

Hukuki istikrar gereğidir; önceki hüküm nassa muhalif olmadıkça yeni bir fetvayla geçmiş mahkeme kararları bozulamaz.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Hz. Ömer (r.a.) bir sene arayla iki ayrı miras davasında farklı içtihat etmiş ve 'O günkü hükmümüz öyleydi, bugünkü böyledir' demiştir.
Dayanak / İlke: Hz. Ömer'in (r.a.) Ebû Mûsâ el-Eş'arî'ye Kaza Risâlesi; İbn Nüceym, el-Eşbâh, s. 105
Madde 17Meşakkat & Ruhsat
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Meşakkat teysiri celbeder (El-Meşakkatu teclibü't-teysîr).”

المشقة تجلب التيسير

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

Zorluk ve meşakkat, dini ve hukuki kolaylaştırmayı (ruhsatı) gerektirir.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

Üçüncü büyük külli kaidedir. Kulların güç yetiremeyeceği olağanüstü zorluklarda şeriat hafifletici ruhsatlar vaz etmiştir.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Yolculukta dört rekatlık farzların ikiye indirilmesi, hastanın su yerine teyemmüm edebilmesi veya oturarak namaz kılması.
Dayanak / İlke: Bakara Sûresi 185. Ayet: 'Allah sizin için kolaylık diler, zorluk dilemez.'
Madde 18Meşakkat & Ruhsat
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Bir iş zîk oldukta vüs'at bulur.”

الأمر إذا ضاق اتسع

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

Bir mesele haddinden fazla daralıp sıkıntı verirse, şeriatın getirdiği genişleme devreye girer.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

İnsanların darlık ve muztar kaldığı ahvalde şer'î kaideler genişler ve kolaylık yolu açılır.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Borcunu ödeyemeyecek derecede iflas eden kimseye mühlet tanınması ve zaruri nafakasına dokunulmaması.
Dayanak / İlke: Bakara Sûresi 280. Ayet: 'Borçlu darlık içinde ise, eli genişleyinceye kadar mühlet tanıyın.'
Madde 19Zarar & Kötülük
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Zarar ve mukabele bi'z-zarar yoktur (Lâ darara ve lâ dırâr).”

لا ضرر ولا ضرار

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

Zarar vermek de, zarara haksız zararla karşılık vermek de yasaktır.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

Dördüncü büyük külli kaidedir. Hukukta intikam ve orantısız şahsi misilleme değil, mahkeme yoluyla adaletin tecellisi esastır.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Komşusunun tarlasına giren tavukları mal sahibinin öldürmesi caiz değildir; zararını tazmin ettirir.
Dayanak / İlke: İbn Mâce, Ahkâm, 17; Muvatta, Akdiye, 31: 'İslam'da zarar vermek de zararla mukabele de yoktur.'
Madde 20Zarar & Kötülük
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Zarar izale olunur (Ed-Dararu yüzâl).”

الضرر يزال

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

Mevcut olan her türlü haksız zarar ortadan kaldırılır ve tazmin edilir.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

İslam hukuku zararın devam etmesine müsaade etmez; hukuka aykırı tecavüz derhal sonlandırılır.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Sokağa doğru çökmek üzere olan tehlikeli duvarın yıktırılması veya komşuya zehirli gaz çıkaran bacanın düzelttirilmesi.
Dayanak / İlke: İbn Mâce, Ahkâm, 17; İbn Nüceym, el-Eşbâh ve'n-Nezâir, Dördüncü Küllî Kaide
Madde 21Zaruret & İztırâr
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Zaruretler memnû olan şeyleri mubah kılar (Ed-Darûrâtü tübîhu'l-mahzûrât).”

الضرورات تبيح المحظورات

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

Hayati zaruret halleri, normalde yasak olan fiilleri geçici olarak mübah kılar.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

Canı koruma gibi zaruriyat-ı hamse tehlikeye girdiğinde haram olan şey zaruret ölçüsünde helal kılınır.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Çölde susuzluktan ölmek üzere olan kimsenin hayatta kalacak kadar içki veya leş tüketebilmesi.
Dayanak / İlke: Bakara Sûresi 173. Ayet: 'Kim çaresiz kalırsa, tecavüz etmemek ve haddi aşmamak şartıyla ona günah yoktur.'
Madde 22Zaruret & İztırâr
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Zaruretler kendi miktarlarınca takdir olunur (Ed-Darûrâtü tukadderu bi-kaderihâ).”

الضرورات تقدر بقدرها

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

Zaruret sebebiyle işlenen yasak, ancak tehlikeyi defedecek miktar ile sınırlıdır.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

Ruhsatlar suistimal edilemez; canı kurtaracak asgari sınır aşıldığında fiil tekrar harama döner.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Ölüm tehlikesi geçiren kimsenin karnını tıka basa haram etle doyurması değil, sadece ölmeyecek kadar yemesi caizdir.
Dayanak / İlke: Bakara Sûresi 173 ('gayra bâğin ve lâ âdin'); İbn Nüceym, el-Eşbâh ve'n-Nezâir
Madde 25Zarar & Kötülük
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Zarar kendi misliyle izale olunamaz.”

الضرر لا يزال بمثله

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

Bir zarar, aynı büyüklükte veya daha ağır başka bir zarara yol açılarak giderilemez.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

Kendi malını veya canını kurtarmak için masum bir başkasını feda etmek veya onun malını telef etmek caiz değildir.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Kendi arazisini selden kurtarmak için bent açarak suları komşunun tarlasına akıtıp batırmak caiz değildir.
Dayanak / İlke: İbn Nüceym, el-Eşbâh ve'n-Nezâir; Ali Haydar Efendi, Dürerü'l-Hükkâm, Madde 25
Madde 26Kamu & Adalet
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Zarar-ı âmmı def' için zarar-ı hâs ihtiyar olunur.”

يتحمل الضرر الخاص لدفع الضرر العام

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

Topluma ve kamuya gelecek genel zararı önlemek için şahsî ve özel zarara katlanılır.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

Resmî Mecelle'nin 26. maddesidir. Kamu maslahatı ferdin maslahatından önceliklidir; umumi felaketi önlemek için hususi mülkiyete bedeli tazmin edilerek müdahale edilebilir.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Halkın sağlığını bozan ehliyetsiz tabibin men edilmesi veya yangının şehre yayılmasını önlemek için aradaki bir binanın yıktırılması.
Dayanak / İlke: İbn Nüceym, el-Eşbâh ve'n-Nezâir; Ali Haydar Efendi, Dürerü'l-Hükkâm, Madde 26
Madde 27Zarar & Kötülük
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Zarar-ı eşedd, zarar-ı ehaf ile izâle olunur.”

الضرر الأشد يزال بالضرر الأخف

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

Daha büyük ve ağır bir zarar, daha hafif bir zarara katlanılarak bertaraf edilir.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

Resmî Mecelle'nin 27. maddesidir. İki mefsedet çatıştığında büyük tehlikeyi defetmek için küçük fedakârlık tercih edilir.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Kangren olan uzvun, bütün vücudun zehirlenip helak olmasını önlemek için kesilmesine cevaz verilmesi.
Dayanak / İlke: İbn Nüceym, el-Eşbâh ve'n-Nezâir; Ali Haydar Efendi, Dürerü'l-Hükkâm, Madde 27
Madde 29Zarar & Kötülük
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Ehven-i şerreyn ihtiyar olunur.”

يختار أهون الشرين

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

İki şer ve zarar kaçınılmaz hale geldiğinde, daha hafif olanı tercih edilir.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

Mükellef iki haram veya zararla karşılaşıp birinden kurtuluş bulamadığında, zararı daha az olanı irtikâp eder.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Baskı altında ölümle tehdit edilen kimsenin başkasının malını telef etmeye zorlanması halinde canını korumayı tercih etmesi.
Dayanak / İlke: Kehf Sûresi 79. Ayet (Hz. Hızır'ın gemiyi kusurlu hale getirerek gasptan kurtarması); Dürerü'l-Hükkâm, Madde 29
Madde 30Maksatlar & Niyet
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Def'-i mefâsid celb-i menâfi'den evlâdır (Der'ü'l-mefâsid evlâ min celbi'l-mesâlih).”

درء المفاسد أولى من جلب المنافع

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

Zararları ve kötülükleri önlemek, fayda ve menfaat elde etmekten daha önceliklidir.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

Bir işte hem bir fayda hem de bir haram/zarar bulunuyorsa, önce zararı defetmek için o iş terk edilir.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Kumar veya uyuşturucu ticaretinde yüksek kazanç bulunsa dahi toplumu çökerttiği için kökünden yasaklanması.
Dayanak / İlke: Bakara Sûresi 219. Ayet: 'İkisinde de büyük günah ve insanlar için menfaatler vardır; fakat günahları menfaatlerinden daha büyüktür.'
Madde 33Zaruret & İztırâr
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Iztırar gayrın hakkını ibtal etmez.”

الاضطرار لا يبطل حق الغير

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

Çaresizlik ve zaruret hali, başkasının tazminat hakkını ortadan kaldırmaz.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

Zaruret günahı kaldırır ama kul hakkını ve mali tazminat mükellefiyetini düşürmez.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Açlıktan ölmemek için komşusunun ekmeğini yiyen kimse günahkar olmaz; ancak sonradan ekmeğin bedelini ödemek zorundadır.
Dayanak / İlke: Serahsî, el-Mebsût, 24/48; Ali Haydar Efendi, Dürerü'l-Hükkâm, Madde 33
Madde 34Helal & Haram
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Ahzı memnû olan şeyin i'tâsı dahi memnûdur.”

ما حرم أخذه حرم إعطاؤه

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

Alınması haram olan şeyin verilmesi de haramdır.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

Haram fiile aracı ve ortak olmak da o haramın hükmünü taşır.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Faiz almak haram olduğu gibi faizli borç verip faiz ödemek de haramdır; rüşvet almak haram olduğu gibi vermek de haramdır.
Dayanak / İlke: Sahîh-i Müslim, Müsâkât, 106: 'Allah faiz yiyene, yedirene, yazana ve şahitlerine lânet etti.'
Madde 36Örf & Teamül
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Âdet muhakkemdir (El-Âdetü muhakkemetün).”

العادة محكمة

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

Toplumun meşru örf ve adetleri, hüküm vermede bağlayıcı hakem kabul edilir.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

Beşinci büyük külli kaidedir. Nasslara muhalif olmayan sahih örf, kanun ve şart gibi bağlayıcıdır.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Kira sözleşmesinde aidatın veya su faturasının kime ait olduğu yazılmamışsa, o şehrin yerleşik örfüne göre karar verilir.
Dayanak / İlke: Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 1/379 (İbn Mes'ûd r.a. mevkûf eseri); İbn Nüceym, el-Eşbâh, Beşinci Kaide
Madde 37Örf & Teamül
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Nâsın isti'mâli bir hüccettir ki anınla amel vâcip olur.”

استعمال الناس حجة يجب العمل بها

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

İnsanların genel uygulaması, uyulması vacip olan bağlayıcı bir delildir.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

Halkın yaygın ve yerleşik ticari teamülleri, şer'i nasslara aykırı olmamak kaydıyla hukukta bağlayıcı delil vasfı taşır.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: İstisnâ' (sipariş üzerine üretim) akdinde peşin para verilmeden iş başlatılmasının örfen geçerli sayılması.
Dayanak / İlke: Serahsî, el-Mebsût, 12/138; Ali Haydar Efendi, Dürerü'l-Hükkâm, Madde 37
Madde 39İçtihad & Hüküm
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Ezmanın tebeddülü ile ahkâmın teğayyürü inkar olunamaz.”

لا ينكر تغير الأحكام بتغير الأزمان

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

Zamanın ve örfün değişmesiyle, örfe ve maslahata dayalı hükümlerin değişmesi inkar edilemez.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

Bu kaide kat'î nasslarla sabit ibadet ve haramlar için değil; örfe, maslahata ve zamana bağlı içtihadi hükümler içindir.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Eski asırlarda şahitlerin adaletine güvenilip tezkiyesiz kabul edilirken, fesad-ı zaman sebebiyle şahitlerin tezkiyesinin mecburi kılınması.
Dayanak / İlke: İbn Âbidîn, Neşru'l-Arf fî Binâi Ba'zı'l-Ahkâm ale'l-Urf; Dürerü'l-Hükkâm, Madde 39
Madde 43Örf & Teamül
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Örfen ma'rûf olan şey şart kılınmış gibidir.”

المعروف عرفا كالمشروط شرطا

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

Örfen bilinen ve adet haline gelen şey, sözleşmede açıkça şart koşulmuş kabul edilir.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

Resmî Mecelle'nin 43. maddesidir. Akitlerde açıkça zikredilmeyen ama o iş kolunda teamül olan hususlar sözleşmenin zımnî maddesidir.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Otelde konaklayan müşteriye sabah kahvaltısı verilmesi veya terziye diktirilen elbisede ipliğin terziye ait olması örf ise, ayrıca şart koşmaya gerek yoktur.
Dayanak / İlke: İbn Nüceym, el-Eşbâh ve'n-Nezâir; Ali Haydar Efendi, Dürerü'l-Hükkâm, Madde 43
Madde 44Örf & Teamül
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Beyne't-tüccâr ma'rûf olan şey beynehum meşrût gibidir.”

المعروف بين التجار كالمشروط بينهم

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

Tüccarlar arasında bilinen ticari teamül, aralarında yazılı şart koşulmuş gibidir.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

Resmî Mecelle'nin 44. maddesidir. Ticaret erbabı arasındaki yerleşik piyasa uygulaması sözleşme hükmündedir.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Bir piyasada toptan mal satışında nakliye veya ambalajın satıcıya ait olması ticari örf ise, sözleşmede yazmasa dahi satıcı buna uymakla yükümlüdür.
Dayanak / İlke: Ali Haydar Efendi, Dürerü'l-Hükkâm Şerhu Mecelleti'l-Ahkâm, Madde 44
Madde 45Örf & Teamül
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Örf ile ta'yîn, nass ile ta'yîn gibidir.”

التعيين بالعرف كالتعيين بالنص

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

Örf ve teamül ile belirlenen husus, sözleşmede açık lafızla (nass ile) belirlenmiş gibi bağlayıcıdır.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

Resmî Mecelle'nin 45. maddesidir. Bir toplumda veya meslek grubunda yerleşmiş teamül, akitte açıkça zikredilmiş gibi hüküm ifade eder.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Hamala eşya taşıtan kimsenin ücret konuşmasa dahi hamaliye piyasa örfüne göre ecr-i misil ödemekle yükümlü olması.
Dayanak / İlke: İbn Nüceym, el-Eşbâh ve'n-Nezâir; Ali Haydar Efendi, Dürerü'l-Hükkâm, Madde 45
Madde 53Mülkiyet & Tebeiyyet
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Tâbi' olan tâbi'dir (Et-Tâbiu tâbiun).”

التابع تابع

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

Asıl şeye tabi olan unsur, hükümde de asıla tabidir; tek başına ayrı hüküm alamaz.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

Bir mal satıldığında veya hibe edildiğinde, onun ayrılmaz tamamlayıcı parçaları ayrıca belirtilmese de alıcıya geçer.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Bir bina satıldığında kapıları, anahtarları, pencereleri ve sabit armatürleri satıcı söküp alamaz.
Dayanak / İlke: İbn Nüceym, el-Eşbâh ve'n-Nezâir; Ali Haydar Efendi, Dürerü'l-Hükkâm, Madde 47 ve 53
Madde 58Kamu & Adalet
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Raiyye üzerine tasarruf maslahata menûttur.”

التصرف على الرعية منوط بالمصلحة

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

Yöneticinin halk üzerindeki her türlü tasarrufu kamu yararına ve adalete bağlıdır.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

Devlet başkanı ve kamu görevlileri kamu mallarını keyfi dağıtamaz; tasarrufları şer'i maslahata uygun olmak zorundadır.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Kamu arazilerinin liyakatsiz kişilere peşkeş çekilmesinin şer'an batıl ve haram olması.
Dayanak / İlke: İmam Ebû Yûsuf, Kitâbü'l-Harâc; İbn Nüceym, el-Eşbâh; Dürerü'l-Hükkâm, Madde 58
Madde 67Muhakeme & İspat
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Sâkıt olan şey avdet etmez (Es-Sâkıtu lâ ye'ûdu).”

الساقط لا يعود

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

Haktan vazgeçilerek düşen veya ıskat edilen bir hak, sonradan kendiliğinden geri dönmez.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

Resmî Mecelle'nin 51. maddesinde ('Sâkıt olan şey avdet etmez') ve 67. maddesinde ('Sâkite bir söz isnat olunmaz') düzenlenen muhakeme esaslarındandır. Kişi kişisel hakkından feragat ederse tekrar dava açamaz.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Alacağını borçluya bağışlayıp 'Seni ibra ettim' diyen kimsenin ertesi gün 'Vazgeçtim paramı ver' diyememesi.
Dayanak / İlke: İbn Nüceym, el-Eşbâh ve'n-Nezâir; Ali Haydar Efendi, Dürerü'l-Hükkâm, Madde 51
Madde 76Muhakeme & İspat
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Beyyine müddeî için ve yemin münkir üzerinedir.”

البينة على المدعي واليمين على من أنكر

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

İddia sahibinin delil getirmesi, inkar eden davalının ise yemin etmesi gerekir.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

İslam muhakeme hukukunun ana direğidir. Asıl olan masumiyet olduğu için iddia sahibi delil sunmadıkça davalı sorumlu tutulamaz.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Davacı şahit veya yazılı senet sunamazsa, davalı 'Vallahi borcum yoktur' diye yemin eder ve dava reddedilir.
Dayanak / İlke: Tirmizî, Ahkâm, 12 (No: 1341); Beyhakî, 10/252: 'Beyyine müddeîye, yemin inkâr edenedir.'
Madde 87Ticaret & Şirket
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Gürmün karşılığı ganimettir (El-Gürmü bi'l-günm).”

الغرم بالغنم

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

Zarar ve külfete katlanan, gelir ve kâra hak kazanır.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

Riske girmeyen, telef olma tehlikesini üstlenmeyen kimse kârdan pay alamaz. Bu ilke İslam finansının faizsiz temelidir.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Şirket ortaklığında 'ben hiç zarara girmem, param sabit %20 artsın' demek faizdir; kazanç riske tâbidir.
Dayanak / İlke: Ebû Dâvûd, Büyû', 71 (No: 3508); Tirmizî, Büyû', 53: 'el-Harâcü bi'd-damân (Gelir, tazmin sorumluluğuna göredir).'
Madde 99Muhakeme & İspat
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Kim ki bir şeyi vaktinden evvel isti'câl eylerse mahrumiyetle muâkabe olunur.”

من استعجل الشيء قبل أوانه عوقب بحرمانه

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

Bir hakkı meşru vaktinden önce haksız yolla elde etmeye kalkışan kimse, o haktan mahrum bırakılmakla cezalandırılır.

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

Resmî Mecelle'nin 99. maddesidir (Sedd-i Zerâi ve aksiyle muamele prensibi). Kötü niyetle şer'î sebebi vaktinden önce zorlayan kimse amacının zıddıyla cezalandırılır.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Miras bırakan murisini bir an önce mirasa konmak için kasten öldüren vârisin mirastan tamamen mahrum bırakılması.
Dayanak / İlke: Tirmizî, Ferâiz, 17 (No: 2109): 'Kâtili için mirastan hiçbir pay yoktur.'; Dürerü'l-Hükkâm, Madde 99
Madde 100İçtihad & Hüküm
Mecelle Metn-i Aslîsi (Osmanlıca)

“Her kim ki kendi tarafından tamam olan bir şeyi nakzetmeye sa'y ederse sa'yi merdûddur.”

من سعى في نقض ما تم من جهته فسعيه مردود عليه

💡 Günümüz Türkçesi ile Manası:

Kendi iradesiyle tamamladığı ve kesinleştirdiği hukuki bir işlemi sonradan bozmaya çalışan kimsenin bu girişimi reddedilir (Çelişkili davranış yasağı).

🔍 Şerh ve Hukukî Tahlil:

Resmî Mecelle'nin 100. ve son küllî kaidesidir. Kişi kendi ikrarı, icazeti veya akdiyle kesinleştirdiği bir hukuki durumu sonradan kendi lehine bozamaz.

⚖️ Fıkhî Tatbikat & Misal: Bir malın satışına vekil sıfatıyla veya malik olarak onay veren kimsenin sonradan 'bu satış geçersizdi' diyerek dava açmasının reddedilmesi.
Dayanak / İlke: İbn Nüceym, el-Eşbâh ve'n-Nezâir; Ali Haydar Efendi, Dürerü'l-Hükkâm, Madde 100